Ana içeriğe atla

VELİLERİN EGİTİMDEKİ ONEMİ

VELİLERİN EĞİTİME FAYDALARI
Eğitimi üç kanada ayırırsak bunlardan öğrenci ve öğretmenler kadar önemli olanı öğrenci velileridir. Bu üçünden birinde oluşacak olan sıkıntı tüm eğitim sürecine zarar vermektedir. Diyelim ki veli eğitime çok ilgili ve üzerine düşen görevi layıkıyla yaparak eğitim öğretim sürecine katkı sağlıyor. Öğrenci de anlattığım veli profiline uygun olarak derslerine çalışıyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve öğretmenin verdiğinden daha fazla ödev yapıyor. Peki öğretmen kanadını düşünelim. Öğretmen mesleğine değer vermeyen, öğrencileri sevmeyen ve öğrenci başarısı karşısında ne yapması ya da öğrencinin başarısızlığı karşısında ne yapması gerektiğini bilmeyen biriyse. O zaman öğrenciden fayda beklenebilir mi? Tabi ki hayır.  Zaten ülkemizde birçok öğretmenin iş olarak gördüğü ve sevmediği halde para kazanmak zorunda olduğu için yaptığı öğretmenlik mesleğini daha da zorlaştıran siz değerli veliler acaba öğretmene zarar vermenin yanında öğrencilerimize de dolaylı olarak zarar vermiş olmuyor muyuz?

Halkımızda maalesef oluşagelmiş olan son yüzyılın en büyük sorunlarından biri öğretmenleri aşağılayarak kendilerini yüceltmek. Ya da bir öğretmeni küçük düşürdüklerinde hissettikleri büyüklük duygusu. Bu yolda yaptığınız şeyler öğretmenden çok sizin çocuklarınıza zarar verir. Bir öğretmeni küçük düşürdüğünüz zaman o öğretmenden o gün hiçbir şekilde başarılı bir performans beklememelisiniz. Dua edin ki öğretmende bıraktığınız olumsuz etki kalıcı olmasın. Düşünsenize bir öğretmene hakaretler ediyor ve onu işyerinde küçük düşürüyorsunuz ve zil çaldığı zaman içeri giren öğretmenin öğrencilerine faydalı olmasını bekliyorsunuz. İdeal eğitim sisteminde bu beklentinizin bir karşılığı olabilir ama bizim eğitim sistemimiz ne kadar ideal ki bu istedikleriniz olsun. Öğretmen de bir insan ve duygusal dünyası var. Kusura bakmayın ama siz öğretmeni alçaltıp da ondan üst düzey eğitim bekleyemezsiniz. Biz öğretmenler aracılarız ve sizlerin bize davrandığını bilinçaltımıza yerleştirip öğrencilerinize de öyle davranıyoruz. O yüzden veliler olarak öğretmeni el üstünde tutun bir zahmet ki o çocuklarınızı eğitsin diye emanet ettiğiniz insanlar rahat ve mutlu bir şekilde işlerini yapsın. Belki konuşurken kullandığım dil sizleri biraz rahatsız ediyor olabilir ama gerçekler bundan ibaret. Tabi bu yazdıklarım sizleri hedef almıyor. Sadece öğretmenlere düşüncesiz bir şekilde davranan kötü niyetli çok bilmiş gibi davranan velileri hedef alıyor. O yüzden düşünce aşamasında bile olsa bu tür davranış içine girecek olursanız kendinizi frenlemeniz gerektiğini anlayabilirsiniz. Esen kalın.

BİLİNCLİ VELİ
veli ziyaretinde bize sunulan ikramdan güzel bir örnek :))

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ-1

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ Sınıf yönetimi birçok öğretmenin meslekte en çok zorlandığı işlerden birisidir. Sınıfta her türden öğrencinin olması ve hangisine nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyor oluşunuz hem sizi hem de öğrencileri zor duruma düşürmektedir. Öğrenci açısından özellikle dersinize önem veren ve sizlerden bir şeyler öğrenmeyi bekleyen öğrencilerin öğrenmesi olumsuz etkileneceği için etkili sınıf yönetimi becerisi kazanmanız çok önemlidir. Eğer sınıfta yönetmenin siz olduğunuzu unutursanız ve öğrencilerden biriymiş gibi davranırsanız bunun acısını her alanda çekersiniz. Hem iyi bir öğretmen olarak anılmazsınız, hem öğrenciler sizi ve dersinizi ciddiye almaz ve hem de dışarda veliler sizden olumsuz bir şekilde bahsederek motivasyonunuzu düşürebilir. Bu yüzden etkili sınıf yönetimi konusunda kendinizi her daim geliştirmeniz gerekmektedir. Öğretmenliğin en büyük silahlarından biridir etkili sınıf yönetim becerisine sahip olmak. Peki, bu nasıl olacak     ...

öğrencime kızmalı mıydım?

8. sınıfta bir öğrenci var ki işi gücü konuşmak. mantıklı olması şart değil, sırf ses tellerini titretip sinüs boşluklarındaki eksiklikleri doldurmak amacıyla bile konuşan bir tip. bu çocuğa konuşmamayı nasıl öğreteceğim bilmiyorum. PARDON burayı düzeltmeliyim. öğrenciler susturulmamalı. onlara özgür bir ortam sağlanmalı ve içlerinden gelen her şeyi söylemeliler. ben bunun en büyük savunucusuyum. gel gelelim ders kırk dakika ve müfredat derya gibi. merkezi sınavda çıkacak olan soru sayısı, konular belli ve rakipleri de yatmıyor. eğer bu yazıyı yabancı biri okuyacak olursa diye söyleyeyim. bizim ülkemizde bir öğrencinin en büyük düşmanı sıra arkadaşıdır. çünkü eğer bir öğrenci fen lisesine gidemiyorsa bunun tek sorumlusu, ondan daha çok çalışan ve fen lisesini kazanan diğer arkadaşıdır. neyse konudan fazla uzaklaşmak istemiyorum. şimdi bu öğrenci dersin ortasında herkes dikkatini toplamış beni dinlerken parmak bile kaldırmaksızın konuşmaya başlıyor. sadece bir defaya mahsus bir durum ...

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR Hepsini sıralamaya kalksak sabahlar olmaz. O yüzden elimden geldiğince az ama öz olanları sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim yaptığım ilk hata Öğretmenliği bir iş olarak görmekti. Mutlaka yaptığımız şeyin karşılığında bir para alıyordum ama bu işi sevmeye başladıktan sonra anladım ki ‘’yaptığım şey ‘’ diğer mesleklerden farklı. Dikkat edin meslek ya da iş demiyorum öğretmenlik için. Çünkü bence öğretmenlik bir iş olmaktan öte yaşam biçimi ya da devletin insanlarına vermiş olduğu bir ayrıcalıktır. Çünkü işiniz çocuklar, öğrenciler. Hepsi hayat dolu cıvıl cıvıl ve bunun içine sizleri de çekmeye çalışıyorlar. Hayatlarında bir şeyler ifade ediyorsunuz. Sizi seviyorlar hem de karşılıksız kinsiz bir şekilde. Öğrencilerin gözlerine bakın ;)) Bir anımı anlatayım bu olayla ilgili. Önceki görev yerimde bir öğrencime çok kızmış ve buna mukabil onu da üzmüştüm. Konuşmasına ve kendini savunmasına bile izin vermedim. Çünkü yaptığı şey çok kötü ve affı...