Ana içeriğe atla

Liseye Geçiş Sınavı

(sekizinci sınıf öğrencilerimle TEOG'u bıraktık ülke kurtarıyoruz :))


90 Soru olacak, bir kısmı açık uçlu olacak. sınav süresi 60 dakika, 90 dakika olacak vesaire vesaire. bunları bir kenara bırakalım da öğrencilerin durumu ne olacak onu  konuşalım. çocuklar hayatlarının en güzel zamanındalar. okulda son seneleri olmasının dışında arkadaşlıkları gelişti, bir çoklarının sekiz seneden beri birlikte olduğu sıra arkadaşıyla okulda en büyük sınıf olmanın tadını çıkarmak, biraz yaramazlık yapmak varken onları ders çalışmaya zorluyoruz. hem de ne zorlamak, öyle oğlum ders çalıştan ibaret değil bu zorlama. bahsettiğim zorlama geçen sene TEOG puanı beklediği gibi gelmediği için intihar eden sekizinci sınıf öğrencileri oluşturacak kadar fazla. maalesef onların zorlaşan hayatları için tek dayanakları olan anne babaları da onları ders çalışma çukuruna itiyorlar farkında olmadan. çocuklar içine girdikleri karanlıktan çıkmak için soru çözüyorlar, öğretmenin peşinde koşuyorlar, imkanı olan aileler özel öğretmen tutuyor ve   çocuğu gece gündüz demeden, hafta sonu dinlenmesi demeden yarış atlarını bile çatlatırcasına ders çalışmaya itiyorlar. İnsan ders çalışmalı tabi ama insanlıktan çıkarcasına olmasın be kardeşim. tabi ki çocuklarımızı seviyoruz. onlar bizim canımız evladımız. ha sistem bunu mu gerektiriyor. bırakın, mutsuz bir doktor (ki intihar edeni bile var.) ya da mutsuz ve atanamamış bir öğretmen olacağına hayatını seven kendini seven sizleri seven bir kasiyer olsun. mutlu olsun. 
Daha önce Ortaokul Sosyal Bilgiler Dersi Öğretmeni olduğumdan bahsetmiştim. Bu sene 8. sınıfları bana verdiler. Haliyle öğrencilerin sene sonu gireceği TEOG sınavıdır, merkezi sistem sınavıdır, açık uçlu sınav örnekleridir hepsiyle ben ilgilenmek zorunda kaldım. Fakat öğrencilerim beklediğim kadar hevesli değil. Onları motive etmek için bir çok yol denedim ve sonunda sanki başarmış gibiyim. ama sadece benim dersim olan İnkılap Tarihi derslerine karşı ilgililer. girecekleri merkezi sınav yaklaşıyor. yabancı oldukları, bizim de tanımadığımız için anlatamadığımız bir sınav sistemi olduğu için işleri oldukça zor. 
        aslında benim onları bu denli yıpratmayacak bir çözüm arayışım var. bulacağıma da inanıyorum. gel gelelim bulduğum her yol onların hayatlarından götürüyor ve hakları olan eğlencelerinden taviz vermelerini gerektiriyor. yok mu bu konuda yardım edecek, bana fikir verecek olan bir arkadaşım. yardımlaşalım da kurtaralım şu çocukları. Ben bu işin peşini bırakmayacağım. eğer bu konuda ufacık bir fikriniz varsa lütfen bana bildirin. söyleyeceğiniz en ufak bir yorumu bile değerlendireceğimden emin olabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ-1

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ Sınıf yönetimi birçok öğretmenin meslekte en çok zorlandığı işlerden birisidir. Sınıfta her türden öğrencinin olması ve hangisine nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyor oluşunuz hem sizi hem de öğrencileri zor duruma düşürmektedir. Öğrenci açısından özellikle dersinize önem veren ve sizlerden bir şeyler öğrenmeyi bekleyen öğrencilerin öğrenmesi olumsuz etkileneceği için etkili sınıf yönetimi becerisi kazanmanız çok önemlidir. Eğer sınıfta yönetmenin siz olduğunuzu unutursanız ve öğrencilerden biriymiş gibi davranırsanız bunun acısını her alanda çekersiniz. Hem iyi bir öğretmen olarak anılmazsınız, hem öğrenciler sizi ve dersinizi ciddiye almaz ve hem de dışarda veliler sizden olumsuz bir şekilde bahsederek motivasyonunuzu düşürebilir. Bu yüzden etkili sınıf yönetimi konusunda kendinizi her daim geliştirmeniz gerekmektedir. Öğretmenliğin en büyük silahlarından biridir etkili sınıf yönetim becerisine sahip olmak. Peki, bu nasıl olacak     ...

öğrencime kızmalı mıydım?

8. sınıfta bir öğrenci var ki işi gücü konuşmak. mantıklı olması şart değil, sırf ses tellerini titretip sinüs boşluklarındaki eksiklikleri doldurmak amacıyla bile konuşan bir tip. bu çocuğa konuşmamayı nasıl öğreteceğim bilmiyorum. PARDON burayı düzeltmeliyim. öğrenciler susturulmamalı. onlara özgür bir ortam sağlanmalı ve içlerinden gelen her şeyi söylemeliler. ben bunun en büyük savunucusuyum. gel gelelim ders kırk dakika ve müfredat derya gibi. merkezi sınavda çıkacak olan soru sayısı, konular belli ve rakipleri de yatmıyor. eğer bu yazıyı yabancı biri okuyacak olursa diye söyleyeyim. bizim ülkemizde bir öğrencinin en büyük düşmanı sıra arkadaşıdır. çünkü eğer bir öğrenci fen lisesine gidemiyorsa bunun tek sorumlusu, ondan daha çok çalışan ve fen lisesini kazanan diğer arkadaşıdır. neyse konudan fazla uzaklaşmak istemiyorum. şimdi bu öğrenci dersin ortasında herkes dikkatini toplamış beni dinlerken parmak bile kaldırmaksızın konuşmaya başlıyor. sadece bir defaya mahsus bir durum ...

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR Hepsini sıralamaya kalksak sabahlar olmaz. O yüzden elimden geldiğince az ama öz olanları sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim yaptığım ilk hata Öğretmenliği bir iş olarak görmekti. Mutlaka yaptığımız şeyin karşılığında bir para alıyordum ama bu işi sevmeye başladıktan sonra anladım ki ‘’yaptığım şey ‘’ diğer mesleklerden farklı. Dikkat edin meslek ya da iş demiyorum öğretmenlik için. Çünkü bence öğretmenlik bir iş olmaktan öte yaşam biçimi ya da devletin insanlarına vermiş olduğu bir ayrıcalıktır. Çünkü işiniz çocuklar, öğrenciler. Hepsi hayat dolu cıvıl cıvıl ve bunun içine sizleri de çekmeye çalışıyorlar. Hayatlarında bir şeyler ifade ediyorsunuz. Sizi seviyorlar hem de karşılıksız kinsiz bir şekilde. Öğrencilerin gözlerine bakın ;)) Bir anımı anlatayım bu olayla ilgili. Önceki görev yerimde bir öğrencime çok kızmış ve buna mukabil onu da üzmüştüm. Konuşmasına ve kendini savunmasına bile izin vermedim. Çünkü yaptığı şey çok kötü ve affı...