malumunuz her öğretmen göreve başladığı ilk yıl stajyer olarak çalışır. hak olarak normal kadrolu öğretmenle tüm haklara sahiptir ancak konum olarak henüz onların seviyesine ulaşamamıştır. İzmirde yaz tatilimi yaptığım son sene atama yerimi de heyecanla beklediğim bir sene olmuştu benim için. çok merak ediyordum. hiç olmazsa deniz kıyısı olsun da neresi olursa olsun diyordum kendi kendime ve tercihlerimi de ona göre yapmıştım. ama sonuçlar bi açıklandı, pat Siirt ilindeyim. Siirt il merkezine en az bir saat uzaklıkta asfalt yolu olmayan, yokuş ve virajlarla dolu bir dağ köyündeydim.
Köyden güzel bir resim
Kar yağdığı için kapanan yollar ve aç kalmasın diye öğretmenlere ekmek getiren öğrenciler :))
ilk sene öğretmen arkadaşlarım (!) evet arkadaş dediğime bakmayın siz, maalesef insanlığın alçalma sınırlarını da orada görmüş oldum. benden bir sene önce gelmiş olan kıdemli öğretmenler bana çok sıkıntı yaratmışlardı. bu kültür halen bir çok okulda devam ediyormuş. özellikle doğu ve güneydoğuda. bu durumu hiç anlamış değilim. insanlar neden birbirlerinin zorda kalmasından mutlu olurlar ki? işte öyle insanlarla birlikteydim öğretmenliğimin ilk senesinde. karakterimden olsa gerek bana çok dokunmadı öğretmen arkadaşlarımın (!) o şekilde olmaları. ama insan üzülmeden edemiyor. dağın başındayız. okulun bahçesindeki derme çatma lojmanda kalıyoruz yaklaşık 12 öğretmen. mutlu mesut geçinebilirdik ama beceremedik. orada bulunduğum dört sene boyunca her sene bir gündem ve sıkıntı vardı. fakat oradan ayrıldıktan sonra Konyaya gelip de yeni okulumdaki arkadaşları tanıyınca bunun her yerde böyle olmadığını anlayarak rahat bir nefes aldım ve öğretmenlikten kestiğim umudumun yeniden yeşerişini izlemeye koyuldum. evet öğretmen arkadaşlarım (!) Siirtte beni öğretmenlikten soğutmuşlardı. şükürler olsun ki bu durum fazla uzun sürmedi ve normal hak ettiğim öğretmen ilişkilerinin olduğu bir okul ortamına geçince rahat bir nefes alabildim.
şimdi öğretmenliğin sevincini yaşamaya başladım. bu kutsal meslekte geçirdiğim 4. yılım ve stajyerlik yılları halen dün gibi aklımdadır. zaten bir şekilde atlatıyorsunuz o yılları ama siz siz olun stajyerlikle ilgili bir sıkıntı çektiğiniz zaman bu durumun mesai arkadaşlarınızla ilgisi olup olmadığını iyi analiz edin.
Köyden güzel bir resim
Kar yağdığı için kapanan yollar ve aç kalmasın diye öğretmenlere ekmek getiren öğrenciler :))
ilk sene öğretmen arkadaşlarım (!) evet arkadaş dediğime bakmayın siz, maalesef insanlığın alçalma sınırlarını da orada görmüş oldum. benden bir sene önce gelmiş olan kıdemli öğretmenler bana çok sıkıntı yaratmışlardı. bu kültür halen bir çok okulda devam ediyormuş. özellikle doğu ve güneydoğuda. bu durumu hiç anlamış değilim. insanlar neden birbirlerinin zorda kalmasından mutlu olurlar ki? işte öyle insanlarla birlikteydim öğretmenliğimin ilk senesinde. karakterimden olsa gerek bana çok dokunmadı öğretmen arkadaşlarımın (!) o şekilde olmaları. ama insan üzülmeden edemiyor. dağın başındayız. okulun bahçesindeki derme çatma lojmanda kalıyoruz yaklaşık 12 öğretmen. mutlu mesut geçinebilirdik ama beceremedik. orada bulunduğum dört sene boyunca her sene bir gündem ve sıkıntı vardı. fakat oradan ayrıldıktan sonra Konyaya gelip de yeni okulumdaki arkadaşları tanıyınca bunun her yerde böyle olmadığını anlayarak rahat bir nefes aldım ve öğretmenlikten kestiğim umudumun yeniden yeşerişini izlemeye koyuldum. evet öğretmen arkadaşlarım (!) Siirtte beni öğretmenlikten soğutmuşlardı. şükürler olsun ki bu durum fazla uzun sürmedi ve normal hak ettiğim öğretmen ilişkilerinin olduğu bir okul ortamına geçince rahat bir nefes alabildim.
şimdi öğretmenliğin sevincini yaşamaya başladım. bu kutsal meslekte geçirdiğim 4. yılım ve stajyerlik yılları halen dün gibi aklımdadır. zaten bir şekilde atlatıyorsunuz o yılları ama siz siz olun stajyerlikle ilgili bir sıkıntı çektiğiniz zaman bu durumun mesai arkadaşlarınızla ilgisi olup olmadığını iyi analiz edin.

Yorumlar
Yorum Gönder