Ana içeriğe atla

Öğretmenliği Sevmek


öğrencilerim ve ben

Bu çok zorlanacağınız bir durum değil. Herkes işe gidiyorum derken siz okula gidiyorum, çocukların yanına veya oynamaya gidiyorum diyeceksiniz. O yüzden bu mesleği sevmekte zorlanacağınızı sanmıyorum. Bazı zamanlar sevmek zaman isteyebilir. Selvi boylum al yazmalım filmini hatırlarsınız. İnsanların caps yaptığı bir söylem var SEVGİ NEYDİ? SEVGİ EMEKTİ…
İşte siz de öğretmenliği sevmek için emek vermek zorunda kalabilirsiniz. Ama genelde buna gerek kalmaz. Çünkü bu meslek kendini sevdire-bilme özelliğine sahiptir. Bunun için sadece öğretmen olduğunuzu benimseyin yeter.  Ve hiçbir zaman öğretmenliğinizi aldığınız parayla kıyaslamayın. Çünkü sizler bir öğretmenin aldığından çok daha fazlasını hak eder derecede önemli bir iş yapıyorsunuz. Yeni bir toplum yaratıyorsunuz. O yüzden bu işe sevgi katmazsanız, yarattığınız toplum, duygularını içe atan, sosyal ilişkileri bozuk, sizin gibi hayatını sevmeyen bir insan halini alacaktır. Ama siz sahip olduklarınızı severseniz, o zaman öğrencileriniz de sahip olamadıklarına üzülmek yerine sahip olduklarını sevmeyi size bakarak öğrenecektir. Öğretmenlikte size zorla kimse bir şey yaptıramaz. Her karar size aittir ve sınıf içinde sizin işlerinize kimse karışamaz. Okul müdürünüz bile sizin ders sürecinize müdahale edemez. O                                                                                                                                                    (( Öğrencilerimle piknik yaparken :))

yüzden mesleğinizi sevmeden sakın ola yemin metnini imzalamayın. Gerçekten bu işi severek yapacağınıza inanıyorsanız o zaman öğretmen andını okuyun.
Sizi muhteşem bir hayat bekliyor. Her sene değişen yüzler, değişen yaşamlar ve enerjik bir hayat bekliyor. O yüzden bunun hakkını verin. Mesleğinizde başarışlı olmanın ilk kapısı da mesleği sevmektir. O yüzden başarılı bir öğretmen olmak istiyorsanız öğretmenliği sevmek zorundasınız.

                Zor bir meslek değil aslında bizim yaptığımız. Ama bunu sıradan bir memurluk ve iş olarak görecek olursanız sizi çok zor bir meslek hayatının beklediğini söylemem gerekir. Bu yüzden öğrencilerinizle kurduğunuz iletişimin her aşamasında o sevgiye ufacık da olsa bir yer olsun. Öğretmenlik yaparken uymanız gereken kurallar ve öğrencilere öğretmeniz gereken bir müfredat olacaktır mutlaka ama yeri geldiği zaman bu kurallar veya müfredattan taviz verebilmelisiniz. Kendi eğitim öğretim yönteminizi uygulayarak da öğrencilere bir şeyler aktarabilirsiniz. Bu yüzden sevdiğiniz işi daha iyi yapmanın yollarını düşünmelisiniz hayatınızın her alanında. Bu ilk başta zor gelebilir ama zaten bu işi seviyorsunuz ya o yüzden çok zorlanmadan bu işi hal edebilirsiniz. Lütfen kendinize ve bu topluma bir iyilik yapın ve şu mesleği sevmeden yapmayın. iyi günler diliyorum mutlu olun esen kalın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ-1

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ Sınıf yönetimi birçok öğretmenin meslekte en çok zorlandığı işlerden birisidir. Sınıfta her türden öğrencinin olması ve hangisine nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyor oluşunuz hem sizi hem de öğrencileri zor duruma düşürmektedir. Öğrenci açısından özellikle dersinize önem veren ve sizlerden bir şeyler öğrenmeyi bekleyen öğrencilerin öğrenmesi olumsuz etkileneceği için etkili sınıf yönetimi becerisi kazanmanız çok önemlidir. Eğer sınıfta yönetmenin siz olduğunuzu unutursanız ve öğrencilerden biriymiş gibi davranırsanız bunun acısını her alanda çekersiniz. Hem iyi bir öğretmen olarak anılmazsınız, hem öğrenciler sizi ve dersinizi ciddiye almaz ve hem de dışarda veliler sizden olumsuz bir şekilde bahsederek motivasyonunuzu düşürebilir. Bu yüzden etkili sınıf yönetimi konusunda kendinizi her daim geliştirmeniz gerekmektedir. Öğretmenliğin en büyük silahlarından biridir etkili sınıf yönetim becerisine sahip olmak. Peki, bu nasıl olacak     ...

öğrencime kızmalı mıydım?

8. sınıfta bir öğrenci var ki işi gücü konuşmak. mantıklı olması şart değil, sırf ses tellerini titretip sinüs boşluklarındaki eksiklikleri doldurmak amacıyla bile konuşan bir tip. bu çocuğa konuşmamayı nasıl öğreteceğim bilmiyorum. PARDON burayı düzeltmeliyim. öğrenciler susturulmamalı. onlara özgür bir ortam sağlanmalı ve içlerinden gelen her şeyi söylemeliler. ben bunun en büyük savunucusuyum. gel gelelim ders kırk dakika ve müfredat derya gibi. merkezi sınavda çıkacak olan soru sayısı, konular belli ve rakipleri de yatmıyor. eğer bu yazıyı yabancı biri okuyacak olursa diye söyleyeyim. bizim ülkemizde bir öğrencinin en büyük düşmanı sıra arkadaşıdır. çünkü eğer bir öğrenci fen lisesine gidemiyorsa bunun tek sorumlusu, ondan daha çok çalışan ve fen lisesini kazanan diğer arkadaşıdır. neyse konudan fazla uzaklaşmak istemiyorum. şimdi bu öğrenci dersin ortasında herkes dikkatini toplamış beni dinlerken parmak bile kaldırmaksızın konuşmaya başlıyor. sadece bir defaya mahsus bir durum ...

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR Hepsini sıralamaya kalksak sabahlar olmaz. O yüzden elimden geldiğince az ama öz olanları sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim yaptığım ilk hata Öğretmenliği bir iş olarak görmekti. Mutlaka yaptığımız şeyin karşılığında bir para alıyordum ama bu işi sevmeye başladıktan sonra anladım ki ‘’yaptığım şey ‘’ diğer mesleklerden farklı. Dikkat edin meslek ya da iş demiyorum öğretmenlik için. Çünkü bence öğretmenlik bir iş olmaktan öte yaşam biçimi ya da devletin insanlarına vermiş olduğu bir ayrıcalıktır. Çünkü işiniz çocuklar, öğrenciler. Hepsi hayat dolu cıvıl cıvıl ve bunun içine sizleri de çekmeye çalışıyorlar. Hayatlarında bir şeyler ifade ediyorsunuz. Sizi seviyorlar hem de karşılıksız kinsiz bir şekilde. Öğrencilerin gözlerine bakın ;)) Bir anımı anlatayım bu olayla ilgili. Önceki görev yerimde bir öğrencime çok kızmış ve buna mukabil onu da üzmüştüm. Konuşmasına ve kendini savunmasına bile izin vermedim. Çünkü yaptığı şey çok kötü ve affı...