ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK
YAPILAN HATALAR
Hepsini sıralamaya kalksak
sabahlar olmaz. O yüzden elimden geldiğince az ama öz olanları sizlerle
paylaşmak istiyorum. Benim yaptığım ilk hata Öğretmenliği bir iş olarak
görmekti. Mutlaka yaptığımız şeyin karşılığında bir para alıyordum ama bu işi
sevmeye başladıktan sonra anladım ki ‘’yaptığım şey ‘’ diğer mesleklerden
farklı. Dikkat edin meslek ya da iş demiyorum öğretmenlik için. Çünkü bence
öğretmenlik bir iş olmaktan öte yaşam biçimi ya da devletin insanlarına vermiş
olduğu bir ayrıcalıktır. Çünkü işiniz çocuklar, öğrenciler. Hepsi hayat dolu cıvıl
cıvıl ve bunun içine sizleri de çekmeye çalışıyorlar. Hayatlarında bir şeyler
ifade ediyorsunuz. Sizi seviyorlar hem de karşılıksız kinsiz bir şekilde.
![]() |
| Öğrencilerin gözlerine bakın ;)) |
Bir anımı anlatayım bu olayla
ilgili. Önceki görev yerimde bir öğrencime çok kızmış ve buna mukabil onu da
üzmüştüm. Konuşmasına ve kendini savunmasına bile izin vermedim. Çünkü yaptığı
şey çok kötü ve affı olmayan bir şey idi. Bu konuda bir kelime daha
söylememeliydi. Ertesi gün sıra arkadaşı yanıma geldi ve ‘’öğretmenim durum
bildiğiniz gibi değil’’ tabi ben de o gün iyi günümde olduğum için dinledim.
Birkaç araştırma da yaptıktan sonra öğrencimin gerçekten masum olduğunu
anladım. Bir öğretmen için oldukça kötü bir durum ama ne yaparsın hepimiz
insanız sonuçta. Ertesi gün güzel bir defter ve kalem aldım (oldukça pahalıydıJ) kendimi
affettirmeliydim. En büyük korkum da öğrencimin hediyemi kabul etmeyip bana
surat yapmaya devam etmesiydi. Ben de ret edemeyeceği bir şekilde diğer
öğretmenlerin yanında onu yanıma çağırttım. Uzaktan gelişini izliyorum. Öğrencimin
suratı düşük gene kızacağımı ve öğretmenlerin yanında onu rezil edeceğimi falan
düşünmüş olsa gerek. Hediyesini verdim ve kısa bir özür diledim. Yok, yok önce
özür diledim sonra hediyesini verdim J)
tabi kuru ‘’özür dilerim’’ şeklinde değildi bu. Uygun bir dille ve espriyle
karışıktı. Tabi öğrencim temize çıktığını anlayınca yüzündeki değişimi nasıl
anlatayım bilemiyorum. Bir anda gülmeye başladı ve içi kıpır kıpır. Hani bir
ara iyi ki bunlar olmuş, çocuk durduk yere mutlu oldu falan demeye bile başlıyordum
kendimce J
tabi alışkanlık haline getirmedim bu olayı ve bu olaydan büyük bir ders aldım.
Karşındaki hangi suçla itham ediliyor olursa olsun onu DİNLEMELİSİN. Sanırım
hayatımın ilk yargısız infazını bu şekilde yaptım.
Konu çok dallandı arkadaşlar hemen
topluyorum J
öğretmenlikte yaptığım hatadan bahsediyorduk sonra konu nasıl geldiyse
öğrencilerin temiz kalpli ve karşılıksız bizleri sevdiğine geldi. Tamam şimdi
oldu. Bakın normalde öğretmenlik değil de, inşaatta amele olarak çalıştığımı
düşünelim. üç amele arkadaş harç karıştırıyoruz ve ben birine çok kızdım
bağırdım hatta küfür ettiğimi düşünün. Ona bir defter hediye alsam beni affeder
mi? Bence küreği kafama vurduğu gibi beni oraya uzatır 2.80 ;)
Şu çocukları dinlemek lazım. Bize
konuşarak ya da konuşmadan bir sürü şey anlatmaya çalışıyorlar. Benim yaptığım
bu hataya düşmemeniz dileğiyle esen kalın.

Yorumlar
Yorum Gönder