Ana içeriğe atla

ASGARİ ÜCRET NE KADAR OLDU

Ülkemizin hazin gerçeklerinden biri de maalesef asgari ücretin miktarıdır. Maalesef asgari ücret, asgari yaşam şartlarının kat kat altındadır. Bu yüzden asgari ücreti en az üç bin lira yapmadıkça insanlarımızın yaşam şartlarında herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Çünkü siz asgari ücrete 500 TL zam yaptığınızda, önceki asgari ücrete alışkın olan insanlar bu parayla kendilerine taksitli telefon vesair alarak, o an için yükselen asgari ücret farkını da o telefonu üreten ülkelere kaptırmış olacaklar. O yüzden asgari ücret ne kadar oldu diye sormak yerine, asgari ücret alan insanların yaşamlarında ne gibi değişiklikler oldu diye sormamız lazım. Zira asgari ücretin artması veya azalması, bizim para birimimizin değer kaybetmesiyle zaten erimekte ve hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bu yüzden asgari ücreti artırmak için önce üretim yapmalı ve ülkemizi zenginleştirmeliyiz. Aksi taktirde asgari ücret 3000 veya 5000 de olsa hiçbir şey fark etmez. bu ülke geçmiş yıllardaki enflasyonlar yüzünden parasının yarısını mark ve dolar karşısında eritmişti.
Şimdi asgari ücretin ne kadar olduğunu merak ediyor musunuz? Yoksa asgari ücretlinin hayatında ne gibi değişiklikler oldu onu merak ediyor musunuz?
Araba ev vesair mülkler üzerinden alınan vergilere bakıldığı zaman da zaten bir asgari ücretlinin ev veya araba sahibi olması mümkün değildir. Ya da hiç olmazsa basit düzeyde bir araba sahibi olup, o arabanın kölesi oluyorlar. Biz vatandaş olarak öncelikle üretim, artırmalı ve ülkemizi zenginleştirmeliyiz.

Asgari ücret ne kadar oldu. Asgari ücret ne kadar oldu.
asgari ücretteki artışları görmek için buraya tıklayınız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ-1

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ Sınıf yönetimi birçok öğretmenin meslekte en çok zorlandığı işlerden birisidir. Sınıfta her türden öğrencinin olması ve hangisine nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyor oluşunuz hem sizi hem de öğrencileri zor duruma düşürmektedir. Öğrenci açısından özellikle dersinize önem veren ve sizlerden bir şeyler öğrenmeyi bekleyen öğrencilerin öğrenmesi olumsuz etkileneceği için etkili sınıf yönetimi becerisi kazanmanız çok önemlidir. Eğer sınıfta yönetmenin siz olduğunuzu unutursanız ve öğrencilerden biriymiş gibi davranırsanız bunun acısını her alanda çekersiniz. Hem iyi bir öğretmen olarak anılmazsınız, hem öğrenciler sizi ve dersinizi ciddiye almaz ve hem de dışarda veliler sizden olumsuz bir şekilde bahsederek motivasyonunuzu düşürebilir. Bu yüzden etkili sınıf yönetimi konusunda kendinizi her daim geliştirmeniz gerekmektedir. Öğretmenliğin en büyük silahlarından biridir etkili sınıf yönetim becerisine sahip olmak. Peki, bu nasıl olacak     ...

öğrencime kızmalı mıydım?

8. sınıfta bir öğrenci var ki işi gücü konuşmak. mantıklı olması şart değil, sırf ses tellerini titretip sinüs boşluklarındaki eksiklikleri doldurmak amacıyla bile konuşan bir tip. bu çocuğa konuşmamayı nasıl öğreteceğim bilmiyorum. PARDON burayı düzeltmeliyim. öğrenciler susturulmamalı. onlara özgür bir ortam sağlanmalı ve içlerinden gelen her şeyi söylemeliler. ben bunun en büyük savunucusuyum. gel gelelim ders kırk dakika ve müfredat derya gibi. merkezi sınavda çıkacak olan soru sayısı, konular belli ve rakipleri de yatmıyor. eğer bu yazıyı yabancı biri okuyacak olursa diye söyleyeyim. bizim ülkemizde bir öğrencinin en büyük düşmanı sıra arkadaşıdır. çünkü eğer bir öğrenci fen lisesine gidemiyorsa bunun tek sorumlusu, ondan daha çok çalışan ve fen lisesini kazanan diğer arkadaşıdır. neyse konudan fazla uzaklaşmak istemiyorum. şimdi bu öğrenci dersin ortasında herkes dikkatini toplamış beni dinlerken parmak bile kaldırmaksızın konuşmaya başlıyor. sadece bir defaya mahsus bir durum ...

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR Hepsini sıralamaya kalksak sabahlar olmaz. O yüzden elimden geldiğince az ama öz olanları sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim yaptığım ilk hata Öğretmenliği bir iş olarak görmekti. Mutlaka yaptığımız şeyin karşılığında bir para alıyordum ama bu işi sevmeye başladıktan sonra anladım ki ‘’yaptığım şey ‘’ diğer mesleklerden farklı. Dikkat edin meslek ya da iş demiyorum öğretmenlik için. Çünkü bence öğretmenlik bir iş olmaktan öte yaşam biçimi ya da devletin insanlarına vermiş olduğu bir ayrıcalıktır. Çünkü işiniz çocuklar, öğrenciler. Hepsi hayat dolu cıvıl cıvıl ve bunun içine sizleri de çekmeye çalışıyorlar. Hayatlarında bir şeyler ifade ediyorsunuz. Sizi seviyorlar hem de karşılıksız kinsiz bir şekilde. Öğrencilerin gözlerine bakın ;)) Bir anımı anlatayım bu olayla ilgili. Önceki görev yerimde bir öğrencime çok kızmış ve buna mukabil onu da üzmüştüm. Konuşmasına ve kendini savunmasına bile izin vermedim. Çünkü yaptığı şey çok kötü ve affı...