Ana içeriğe atla

Öğretmen gerçekten yatarak mı para kazanıyor?

Halkımızın genelinde maalesef söylenegelen bir ifadedir öğretmenin yatarak para kazandığı. Peki gerçekten de yatarak mı kazanıyoruz? Gençliğimde bir çok işte çalıştığım için bu konuyu bir çoklarına göre ( hem öğretmen ve hem de öğretmenleri yatmakla suçlayan kesim.) daha çok bakışlı olarak görüp yorumlayabilirim. Evet bazen yatarak para kazanıyoruz. Ama bu yatış öyle sizin bildiğiniz ve anladığınız gibi bir yatış değil. Bunu anlamak için işin içine girmek lazım. Evime mobilyaları getiren mobilyacı bile öğretmen olduğumu duyunca yatarak para kazanıyorsunuz keşke ben de öğretmen olsaydım dedi. İçimden neden olmadın diye sormak geldi ama mantıklı bir cevap alamayacağımı biliyordum. Hiç olmazsa öğrenciyken ders çalışmak ilgimi çekmedi, zor geldi gibi bir cevap alamayacaktım. Bu yüzden hiç o konuya girmedim ve şunları söyledim.
       - Evet ya dünyanın en rahat mesleği. iyi ki öğretmen olmuşum. Hem çocuklarla olmak da ayrı bir eğlence. Haftanın iki günü dersim olmuyor (bunu kasıtlı yaptım :) ) o zamanlar çok sıkılıyorum. Okula gidince hiç olmazsa öğrencilerle hoş vakit geçirip eğlenebiliyorum. Onlarla sohbet ediyorum, oyun oynuyorum vs. vs.

         Yani mobilyacıya sadece yatmakla kalmayıp bu işten zevk aldığımı ve bu işin bir oyun gibi geldiğini ifade ettim. Yani arkadaşlar onun düşündüğünden daha farklı bir yatışmış gibi anlattım öğretmenliği.
         Burada bir çok öğretmenin yaptığı yanlışa düşüp ne yatması ya öğrencilerle uğraşmak kolay mı? sınav zamanı eve iş getiriyoruz gece sabaha kadar sınav kağıtlarını okuyoruz. Nöbetler ayrı bir dert. Evrak kağıt işleri desen yakamızı kurtaramıyoruz. Sorunlu öğrencilerle uğraşmak bir sınıfı idare etmek kolay mı sanıyorsun gibi buraya yazamayacağım daha bir sürü sebep sunabilirdim. Ama ne yaptım? Ona hak verdim. Çünkü ikimizin de buna ihtiyacı var. Yani onun buna daha çok ihtiyacı var ve benim ihtiyacım olan şey ise anlamsız tartışmayla vakit kaybetmemek. Bir yerde okumuştum 'bazen sorunlarına uzaktan bak ve bunu çözmeye gerçekten ihtiyacım var mı diye kendine sor.' Böyle yaptıktan sonra insanların benim yattığımı düşünmeleri umurumda olmaz. Evet suçlanmak belki hoş bir durum değil ama bu yatmak durumunu suç olarak değil, işin doğasıymış gibi görmeye çalışmak lazım. Yoksa öğretmenin yatarak para kazandığına dair milyonlarca haklı ve gene milyonlarca da haksız sebep sunabiliriz. Evet öğretmenler hem yatarak hem de yatmayarak para kazanıyorlar. Öğretmenlik bir anlamda vicdan işidir. Bu yüzden bu yatma konusu da tamamen öğretmenin vicdanıyla ters orantılıdır. Vicdan azaldıkça öğretmenlikte yatarak para kazanma oranı da artmaktadır. O yüzden öğretmenler yatarak para kazanıyor yaftalı suçlamayı vicdansız öğretmenler yatarak para kazanıyor olarak acilen değiştirmemiz gerekiyor. İyi günler diliyorum esen ve mutlulukla kalın.
11.09
14.12.2017

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ-1

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ Sınıf yönetimi birçok öğretmenin meslekte en çok zorlandığı işlerden birisidir. Sınıfta her türden öğrencinin olması ve hangisine nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyor oluşunuz hem sizi hem de öğrencileri zor duruma düşürmektedir. Öğrenci açısından özellikle dersinize önem veren ve sizlerden bir şeyler öğrenmeyi bekleyen öğrencilerin öğrenmesi olumsuz etkileneceği için etkili sınıf yönetimi becerisi kazanmanız çok önemlidir. Eğer sınıfta yönetmenin siz olduğunuzu unutursanız ve öğrencilerden biriymiş gibi davranırsanız bunun acısını her alanda çekersiniz. Hem iyi bir öğretmen olarak anılmazsınız, hem öğrenciler sizi ve dersinizi ciddiye almaz ve hem de dışarda veliler sizden olumsuz bir şekilde bahsederek motivasyonunuzu düşürebilir. Bu yüzden etkili sınıf yönetimi konusunda kendinizi her daim geliştirmeniz gerekmektedir. Öğretmenliğin en büyük silahlarından biridir etkili sınıf yönetim becerisine sahip olmak. Peki, bu nasıl olacak     ...

öğrencime kızmalı mıydım?

8. sınıfta bir öğrenci var ki işi gücü konuşmak. mantıklı olması şart değil, sırf ses tellerini titretip sinüs boşluklarındaki eksiklikleri doldurmak amacıyla bile konuşan bir tip. bu çocuğa konuşmamayı nasıl öğreteceğim bilmiyorum. PARDON burayı düzeltmeliyim. öğrenciler susturulmamalı. onlara özgür bir ortam sağlanmalı ve içlerinden gelen her şeyi söylemeliler. ben bunun en büyük savunucusuyum. gel gelelim ders kırk dakika ve müfredat derya gibi. merkezi sınavda çıkacak olan soru sayısı, konular belli ve rakipleri de yatmıyor. eğer bu yazıyı yabancı biri okuyacak olursa diye söyleyeyim. bizim ülkemizde bir öğrencinin en büyük düşmanı sıra arkadaşıdır. çünkü eğer bir öğrenci fen lisesine gidemiyorsa bunun tek sorumlusu, ondan daha çok çalışan ve fen lisesini kazanan diğer arkadaşıdır. neyse konudan fazla uzaklaşmak istemiyorum. şimdi bu öğrenci dersin ortasında herkes dikkatini toplamış beni dinlerken parmak bile kaldırmaksızın konuşmaya başlıyor. sadece bir defaya mahsus bir durum ...

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR Hepsini sıralamaya kalksak sabahlar olmaz. O yüzden elimden geldiğince az ama öz olanları sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim yaptığım ilk hata Öğretmenliği bir iş olarak görmekti. Mutlaka yaptığımız şeyin karşılığında bir para alıyordum ama bu işi sevmeye başladıktan sonra anladım ki ‘’yaptığım şey ‘’ diğer mesleklerden farklı. Dikkat edin meslek ya da iş demiyorum öğretmenlik için. Çünkü bence öğretmenlik bir iş olmaktan öte yaşam biçimi ya da devletin insanlarına vermiş olduğu bir ayrıcalıktır. Çünkü işiniz çocuklar, öğrenciler. Hepsi hayat dolu cıvıl cıvıl ve bunun içine sizleri de çekmeye çalışıyorlar. Hayatlarında bir şeyler ifade ediyorsunuz. Sizi seviyorlar hem de karşılıksız kinsiz bir şekilde. Öğrencilerin gözlerine bakın ;)) Bir anımı anlatayım bu olayla ilgili. Önceki görev yerimde bir öğrencime çok kızmış ve buna mukabil onu da üzmüştüm. Konuşmasına ve kendini savunmasına bile izin vermedim. Çünkü yaptığı şey çok kötü ve affı...