Ana içeriğe atla

ÇOCUĞUMUN OKUL BAŞARISINI NASIL ARTIRABİLİRİM

Değerli öğrenci velileri. Çocuklarınızın başarılı olması için elinizden geleni yaptığınız halde istediğiniz başarıyı alamıyorsanız, sorgulamanız gereken şeyleri değiştirmenizin faydası olabilir. Öncelikle şunu bilmelisiniz ki, bir öğrencinin başarılı olması için öğretmen, veli ve öğrenci faktörü çok önemlidir. Bu üç şey üzerine düşeni yaptığı zaman, öğrenci beklenen başarıyı mutlaka sağlayacaktır. Tabi ki öğretmenlerimiz üzerine düşenleri yapmakla birlikte, bu süreçte velilerin desteği de belirleyici rol oynamaktadır.
Öncelikle öğrencinize okuldan geldikten sonra o gün okulda ne yaptığını sormanız gerekiyor. Bu belki her gün olmayabilir ama alışkanlık haline getirene kadar bunu her gün yapmanızın size bir zararı olacağını sanmıyorum. Günlük hayat telaşı iş güç belki çok zamanınızı alıyor olabilir. Ama bunların hangisi sizin çocuğunuzdan daha önemli olabilir ki. Ona değer verdiğinizi göstermenin en büyük yollarından biri de ona gününün nasıl geçtiğini sormanızdır. Çok bir şey kaybetmezsiniz arkadaşlar. Bu anlattıklarım öğrencinin okul başarısının yanında günlük hayatta kendi öz benliğine duyduğu saygıyla da alakalıdır. O yüzden çocuğunuzla konuşmaktan çekinmeyin.

Diğer bir durum ise sizlerin öğretmenler hakkında çocuklarınızın yanında ne konuştuğunuza dikkat etmeniz. Zira sizin akşam evde konuştuklarınız, ertesi gün o çocuğun okulda dersi dinleyip dinlemeyeceğini de belirleyecektir. O yüzden bir öğretmene dair olumsuz ifadeleri çocuğunuzun yanında konuşursanız, her şeyden önce çocuğunuzun aklındaki mükemmel öğretmen kavramına zarar vermiş, öğrencinin kötü biri olabileceği kavramını çocuğunuzun aklına sokmuş olursunuz. Peki kendinizi öğrencinizin veya çocuğunuzun yerine koyun. Akşam yemek yerken anneniz ve babanız öğretmeniniz hakkında olumsuz konuşmalar yapıyor ve siz de buna şahit oluyorsunuz. Ertesi gün de o öğretmenle dersiniz var. Hadi bakalım siz şimdi o öğretmeni akşamki ailenizin konuşmalarından sonra ciddiye alın veya dinleyin de göreyim. Belki anne baba yanlış biliyordur, belki o öğretmeni tam anlamıyla tanımadığınız için öyle düşünüyor olabilirsiniz. O yüzden olumsuz düşüncelerinizle çocuğunuzun veya öğrencinizin aklındaki öğretmen algısını yıkmayın ki ertesi gün çocuğunuz veya öğrenciniz o öğretmeni dikkatle dinleyebilsin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ-1

ETKİLİ SINIF YÖNETİMİ Sınıf yönetimi birçok öğretmenin meslekte en çok zorlandığı işlerden birisidir. Sınıfta her türden öğrencinin olması ve hangisine nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyor oluşunuz hem sizi hem de öğrencileri zor duruma düşürmektedir. Öğrenci açısından özellikle dersinize önem veren ve sizlerden bir şeyler öğrenmeyi bekleyen öğrencilerin öğrenmesi olumsuz etkileneceği için etkili sınıf yönetimi becerisi kazanmanız çok önemlidir. Eğer sınıfta yönetmenin siz olduğunuzu unutursanız ve öğrencilerden biriymiş gibi davranırsanız bunun acısını her alanda çekersiniz. Hem iyi bir öğretmen olarak anılmazsınız, hem öğrenciler sizi ve dersinizi ciddiye almaz ve hem de dışarda veliler sizden olumsuz bir şekilde bahsederek motivasyonunuzu düşürebilir. Bu yüzden etkili sınıf yönetimi konusunda kendinizi her daim geliştirmeniz gerekmektedir. Öğretmenliğin en büyük silahlarından biridir etkili sınıf yönetim becerisine sahip olmak. Peki, bu nasıl olacak     ...

öğrencime kızmalı mıydım?

8. sınıfta bir öğrenci var ki işi gücü konuşmak. mantıklı olması şart değil, sırf ses tellerini titretip sinüs boşluklarındaki eksiklikleri doldurmak amacıyla bile konuşan bir tip. bu çocuğa konuşmamayı nasıl öğreteceğim bilmiyorum. PARDON burayı düzeltmeliyim. öğrenciler susturulmamalı. onlara özgür bir ortam sağlanmalı ve içlerinden gelen her şeyi söylemeliler. ben bunun en büyük savunucusuyum. gel gelelim ders kırk dakika ve müfredat derya gibi. merkezi sınavda çıkacak olan soru sayısı, konular belli ve rakipleri de yatmıyor. eğer bu yazıyı yabancı biri okuyacak olursa diye söyleyeyim. bizim ülkemizde bir öğrencinin en büyük düşmanı sıra arkadaşıdır. çünkü eğer bir öğrenci fen lisesine gidemiyorsa bunun tek sorumlusu, ondan daha çok çalışan ve fen lisesini kazanan diğer arkadaşıdır. neyse konudan fazla uzaklaşmak istemiyorum. şimdi bu öğrenci dersin ortasında herkes dikkatini toplamış beni dinlerken parmak bile kaldırmaksızın konuşmaya başlıyor. sadece bir defaya mahsus bir durum ...

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR

ÖĞRETMENLİKTE EN ÇOK YAPILAN HATALAR Hepsini sıralamaya kalksak sabahlar olmaz. O yüzden elimden geldiğince az ama öz olanları sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim yaptığım ilk hata Öğretmenliği bir iş olarak görmekti. Mutlaka yaptığımız şeyin karşılığında bir para alıyordum ama bu işi sevmeye başladıktan sonra anladım ki ‘’yaptığım şey ‘’ diğer mesleklerden farklı. Dikkat edin meslek ya da iş demiyorum öğretmenlik için. Çünkü bence öğretmenlik bir iş olmaktan öte yaşam biçimi ya da devletin insanlarına vermiş olduğu bir ayrıcalıktır. Çünkü işiniz çocuklar, öğrenciler. Hepsi hayat dolu cıvıl cıvıl ve bunun içine sizleri de çekmeye çalışıyorlar. Hayatlarında bir şeyler ifade ediyorsunuz. Sizi seviyorlar hem de karşılıksız kinsiz bir şekilde. Öğrencilerin gözlerine bakın ;)) Bir anımı anlatayım bu olayla ilgili. Önceki görev yerimde bir öğrencime çok kızmış ve buna mukabil onu da üzmüştüm. Konuşmasına ve kendini savunmasına bile izin vermedim. Çünkü yaptığı şey çok kötü ve affı...